Acil Tıp 2040
YOUR LINK HERE:
http://youtube.com/watch?v=Szp7gLaZ2hs
“Cem Yılmaz, 2001… Askerden yeni dönmüşüm” diye başlıyordu İstanbul’un 2053’ünde geçen Cem Yılmazlı Telsim reklamı. “Telsim’in o zamanlar rakipleri vaaar! Şimdiki gibi tek başlarına değiller!” diye de devam ediyordu. Vızır vızır uçan arabalarla bezeli İstanbul semalarında, neyse ki yine de bol bol güvercin yaşıyor, Cem Yılmaz’ın heykeli de bundan payına düşeni alıyordu. Eskiler “Hafıza-i beşer nisyan ile maluldür” demiş (Özetle, insan unutur). 2053’e giden yolun yarısını bile geçmeden; ne Telsim kaldı geride, ne de o reklamı hatırlayan var. • • • • Cem Yılmaz, Telsim ile duygusal bağını böyle özetliyordu reklamında... • • • • Gelecekle ilgili konuşmanın zor tarafı da bu. Kendi ruh halinin ve içinde bulunduğun anın dar kalıplarının pençesinde, geçmişe ve o günün umut vadeden yeniliklere bakıp hayaller kurmaktan ibaret belki de gelecek fikirleri. Umutsuz bir anınızda distopik bir gelecek, coşkulu bir anınızda ise ütopik bir gelecek hayal etmeniz işten bile değil. Peki bunlardan hangisi gerçek olacak? Muhtemelen hiç biri. • • • • Biz bu yazımızda, “Gelecekte tıpta neler olacak?” sorusundan ilham alarak, hem biraz fikir jimnastiği yapmak, hem de tıpta umut vadeden teknolojilere dikkat çekmek istedik. Bunların bir kısmı belki çok daha kısa sürede gerçek olacak, bir kısmı ise belki asla gerçekleşemeyecek. “Geleceği biliyorum” diyen yalan söyler. Ama bugün birimiz hayal edebiliyorsak, yarın birisi bunu yapabilecek demektir. Meşhur bilim kurgu yazarı Jules Verne’in “80 Günde Devrialem” kitabında yazdığı gibi: “Bir insanın hayal ettiğini, bir başkası gerçeğe dönüştürebilir”. • • • • • / 1212379291557748736 • Twitter'da Türkçe ve İngilizce tweetler aracılığı ile bilim insanlarının 2040 yılı hayallerini topladık. • • • • Yazının hazırlanmasında 75’ten fazla kaynak kullandık (Bağlantıları kullanarak kaynakları incelemenizi öneririz). Aynı zamanda sosyal medya üzerinden çok sayıda (Tam sayı vermek gerekirse; 44!) bilim insanının 2040 yılıyla ilgili tahminlerini de toplayarak yazıya dahil etmeye çalıştık. • • • • İsterseniz buyurun başlayalım. • • • • *** • • • • • • • • Güzel Bir Sabah • • • • Kişisel asistanımın zil sesi, akıllı saatimin titreşimiyle birleştiğinde uyanmam artık kaçınılmaz oldu. Gözlerimi zorla araladığımda, odamdaki lambalar tam güçte açılmış, duvarlar parlak güneş ışınlarına benzer tonlarla aydınlanmıştı (https://labs.meethue.com/formulas/hue...) . “EFE, sabah bilgisi” diye mırıldandım, yataktan çıkarken. Kişisel asistanım konuşmaya başladığında banyoya ulaşmıştım bile: “Merhaba İbrahim. Bugün 8 Ocak 2040 Pazar. Saat 07:00. Bu gece 6 saat 20 dakika uyudun. Sağlık parametrelerin normal. Bunu söylemekten nefret ediyorum ama hastanede 08:00-16:00 nöbetin var. Hava oldukça soğuk, gün içinde kar yağışı bekleniyor. Çıkarken paltonun yanında bereni ve eldivenlerini de almanda yarar var. Yol durumuna gelince… Trafik akıcı. Hastaneye tahmini ulaşma süren 20 dakika.” • • • • Yüzümü yıkarken “Pazar sabahı yollar açık olacak tabi. Bizden başka çalışan mı var?” diye söylendim. • • • • Kişisel asistanım, “Sizin de işiniz zor, İbrahim!” diye cevapladı alaycı bir ses tonuyla. Dalga geçilmesine bozularak, espri özelliğini biraz azaltmanın yararlı olabileceğini düşündüm. Ama yatak odama döndüğümde dolabın açıldığını ve nöbet kıyafetlerimin askıda hazır olduğunu görünce asistanıma kızgınlığım biraz azaldı. Üstelik mutfakta favori mısır gevreğim sıcak sütle hazırlanmış halde beni bekliyor, termosuma dolan kahvenin dumanı hala tütüyordu. • • • • Dışarıya çıktım. Hava gerçekten çok soğuktu. “Neyse ki araba sıcak” diye söylendim. Asistanım ben hazırlanırken arabayı ısıtmış olmalıydı.
#############################
